Pazartesi, Nisan 22, 2019

Plastik Kirliliğini Hesap Verebilirlik Yoluyla Çözmek

Plastiğin farklı sektörler ve devletler tarafından yönetiliş biçimi ve toplumun onu tek kullanımdan sonra atılabilir bir malzemeye dönüştürmüş olması nedeniyle, plastik atıklar tüm gezegeni etkileyen bir çevre felaketi haline gelmiş durumda. “Plastik Kirliliğini Hesap Verebilirlik Yoluyla Çözmek” başlıklı raporumuz tek kullanımlık ve gereksiz plastiklerin azaltılması, ulusal atık yönetimi planlarının geliştirilmesi gibi öneriler ve atık toplama oranlarının %100’e ulaşması gibi hedefler getiriyor.

Plastik krizini ele almak için, dünya genelinde benimsenen mevcut yaklaşım  kirliliğinin azaltılması konusunda sorumluluğu büyük oranda tüketicilere yüklüyor. Ancak bugün gelinen noktada bu yaklaşım artık işe yaramıyor. Ulusal ve uluslararası seviyelerde tüm sistemi etkileyecek bir tepki verilmediğinden ilerleme kaydedilemiyor; sürdürülebilir ekonomik büyüme tehlikeye giriyor; çevre, türler ve insanları doğrudan etkileyen sonuçlar çıkıyor.

Plastik değer zincirinin bütün aktörleri, plastiklerin insan ve doğa üzerindeki gerçek bedeli konusunda hesap verebilir hale getirilmediği sürece küresel plastik kirliği artmaya devam edecek. Mevcut durumda plastik kirliliğinin azaltılması konusunda sorumluluğun büyük oranda tüketicilere yüklenmiş durumda ve değer zincirinin bütün halkalarında harekete geçilmezse atık yönetimi konusundaki çabalar yetersiz kalacak.

Etkili bir yaklaşım değişimi olmazsa, 2030 yılına kadar, 104 milyon metrik ton plastiğin daha ekosistemimize karışmış olacak.

Bu bozuk sistemin neden olduğu sızıntı, yaban hayatını ve ekosistemimizi tahrip ediyor. 270’ten fazla hayvan türünün plastik atıklara takıldığı, 240’tan fazla hayvan türünün plastik yuttuğu kayıt altına alındı. Ayrıca, insanlar ve hayvanlar her yıl gıda ve içme suları içerisinde daha fazla miktarda plastik yutuyor ve bunun sağlığımız üzerindeki etkileri henüz tam olarak bilinmiyor.

Plastik üretimi ve atık plastiklerin yakılarak bertaraf edilmesindeki artış nedeniyle karbondioksit emisyonları da her yıl artıyor. Bu şekilde devam ettiğimiz takdirde, yanlış atık yönetimi tercihlerimiz nedeniyle, 2030 yılına gelindiğinde, plastik döngüsünden kaynaklanan toplam karbondioksit emisyonlarının %50 artması ve  plastik atık yönetiminden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının üç kat çoğalması bekleniyor.

WWF’in “Denizlerimizi Plastik Kirliliğinden Kurtaralım!” Kampanyası
2030 yılına kadar denizlerimizdeki plastik atık krizini sona erdirmek için devlet yönetimleri acilen harekete geçmeli! Dilekçeyi imzalayın, denizlerimizde plastik kirliliğini durduracak bir Birleşmiş Milletler sözleşmesine çağrıda bulunmak için tıklayın.

İhale Duyuruları